25.09.2008

Kopyacılık Bence Ticari Ahlaksızlıktır.
1987 Yıllarıydı,ablam bijuteri işine merak salmıştı.Çok güzel boncuklar,inciler,taşlar araştırır ve satın alır , tek tek misinaya dizip kolyeler tasarlardı.Göründüğü kadar kolay bir iş değildi kolye yapmak.Tabiki işine saygı duyanlar içindi bu cümle.Gece geç saatlere kadar oturup kolye yapar ve nasıl görünüyor sizce diyerek bizim fikrimizi alırdı.Bir kolye üzerine çeşitli tasarılar yapardı.Bazen ,tam işte bu derken misinanın ucu elinden kayıp yerlere inciler saçılmazmı,işte o zaman sinir küpü olurdu .Arada bende yardım ederdim ona.Ve sonuçta gider satar ve mükafatını alırdı.O kadar tutulmuştuki ablamın kolyeleri yanındaki dükkan sahibi şapka satıyorsa ,şapkaları bir tarafa ayırır ve dükkanına ablam çok iş yapıyor diye kendiside kolye koyar ve satmaya çalışırdı.Sonuçta bir bakardık 1 dükkan sahibi olmuş 5 dükkan sahibi.Yani kolye ve bijuteri ile alakası olmayan dükkanlar hemen bijuteri satmaya başlamış.
Annem dersek aynı,koca iş merkezinde bir tek abiye satan annemdi.Daha doğrusu tek Moda evi annemindi.Komşuları geldi gitti,canım ,cicim ,nasılsın hikayeleri ,bir samimiyet,bir alaka.Sonra bir baktıkki o can ciğer kişi annemin yanında hemen dükkanını abiyeye çevirmiş.Artık iş merkezinde herkes abiyeci.Spor satan,şapka satan,pantolon satan hep abiye satmaya başladı.
Star Of The Night moda evini açtığım zaman Kadıköy'de belli başlı moda evleri vardı.1 sene sonra her taraf moda evi dolmuştu.Atölyede 2 gelinlik diken ben bu işi yaparım,paraları götürürüm diyerek ucuz,köhne ,2. kat ,teras kat,neresi olursa olsun moda evi diye adlandırarak yer açtılar.
Annemle sohbet sırasında "anne dedim,herkes moda evi açıyor,bilen bilmeyen.Nedir bu ve nasıl olacak?Biz o kadar eğitim gördük,senelerce çalıştık 2 yan dikiş çeken gelinlik dikiyorum diye modacıyım diye geçiniyor."Annem gülümsemişti bana ve "üzülme kızım,sakın onları düşünme.Kaale bile alma,bırak açsınlar.Sonuçta dikiş işi o kadar kolay bir olay değil.Gün gelecek insanların canı yana yana kimse oralara gitmeyecek ve kapatıcaklar.
Evet gerçektende kapattılar.Devir parasını kapan kurtuldu kaçtı.Yerine yenisi geldi oda zamanla devrederek parayı kurtardı ve kaçtı.Maalesef devam ediyor bu durum.
Ve kapım çalınıyor,içeriye müşteri sandığım kişi geliyor.Ben tecrübemi aktarıyorum,kendisine uyan modeli ,firmamın satış sistemini açıklıyorum müşteri sanarak.İçerde saklı tuttuğum özel çalışmamı gösteriyorum.Teşekkür ederek onca konuşmama gidiyorlar.Oözel gelinliğimi müşterime göre tasarlayarak diktiğim ayrıcalıklı gelinliğimide zaman içinde teslim ediyorum.1 Hafta sonra müşterim balayından dönmüş ve beni telefonda arıyor.Özlem hanım bana göre özel çalışmamışmıydınız gelinliğimi? " evet diyerek yanıtlıyorum .Sizden aşağıda veya yukarıda falanca moda evının vıtrınıne gidip bakarmısın benim gelinliğimin benzeri orada duruyor.İşte o an yıkılıyorum.Onca tecrübe,çalışma kendini modacı sanan kişi tarafından çalınmış oluyor.
Kapı çalınıyor,bir kadın geliyor ve elinde bir model.Özlem hanım şu modeli istiyorum ne dersiniz?Hemen bilgisayara çekiliyor model ve büyülterek incelemeye alınıyor.Bu bu şekilde ,şu şu şekılde dikilmış.Kumaş şu va dantel şu şekılde yerleşmiş.Sorular devam ınceden inceye.İşime önem verdiğim için kendimi kaybediyor ve tecrübemi aktarıyorum.Fiyat bile sormadan teşekkur edip gidiyor.1Hafta sonra haberi geliyor,elemanlardan biri dedikodu yapıp kulağıma getiriyorlar.Modacı tanımlamasındakı kişiymiş meğer.Müşteriden aldığı modeli nasıl dikeceğini bılmıyor ve bana sorarak öğrenip gidip kendisi çalımaya çalışıyor.
Bu yıl her gelen diken üzerindeydi.Okadar canları yanan vardıki,2. gelinliği kavga ederek orada bırakan yenisini bana diktirmeye kalkan,hatta vakit bulamayıp hazır modellerimden almak isteyen.
Düşünüyorum ,bu meslek hem maddi hemde manevi içerik sağlıyor.Maneviyatı daha ön planda bana göre.Çünki bir kız çocuğu doğduktan sonra büyüme aşamasında evliliğe hazırlanıyor ve o çocuk gelinliklere hayran büyüyor.Hayatta tek olabilecek bir durum gelinlik giymek veya hayatt2 veya hayatta 3 ..allah ne yazdıysa.Ancak hanımlar içinde çok önemli bir yer kaplar gelinlik.Bazen erkek tarafı derki ,Özlem hanım 2 saatlik bir olay.Niçin 2 saatlik derim.En basitinden o gün ,tüm gün giymeyecekmi,ve nişanlınıza sordunuzmu hiç,bir gelinliğin nişanlınızın gözündeki değeri nedir?Adam o an nişanlısına bakar ve yaptığı hatayı düşünür.Mecburen sormuş olur,kız derki "bu yaşa kadar o gelinliğin hayali"
Yüreğinde Allah korkusu olan varsa ,bu mesleği bilmiyorsa yapmasın,ve bildiği başka bir mesleği yapsın diye dua ederim Rabbime.Çünki evlendikten sonra ,hatta yaşlandıktan sonra bile kadın hep gelinliğini düşünür .Eğer iyiy bır gelinliğe sahipse mutluluğu ebedi sürer ,gururlanır.Eğer sevmediği veya hatalı bir gelinlik,olaylı bir dikim yapılan gelinliği giymişse hep üzülerek ,ahdederek geçirir ömrünü.Veya keşkelerle.
Diyorumki ,kişi kendine birazcık saygı duysa kopyacılıktan kaçar,bu yöntemlere baş vurmaz.Kendine güven duyar,kendini yetiştirir ve aklını kullanır.

2008'DEN SONRA

SAYFAMA HOŞGELDİNİZ

2008 DEN İTİBAREN BLOGUMA BAŞLIYORUM HERKESE MUTLU,BAŞARILI YILLAR DİLİYORUM


Vanessa-Mae ve Ben

1-Vanessa Mae - The Devil's Trill İzlemenizi istediğim ilk klip. uzayın derinliklerinde,yağan yağmurun altında,ince bir köprünün üstünde,aşağı baksan her iki taraf uçurum,sipsivri sarkıtlar,ilerde bir gökküşağı var fakat belirsiz...Güzel ama tehlikeli bir dünya. Ve puslu buğulu camın ardında "şeytanları titreten"bir güzellik ve başarılı bir yalnız kadın .. 2-Vanessa-Mae - 2.sıradaki video İş dünyasında arkadaşlarım "hızlı gonzales"derler bana.Kendi acil işlerimi anında bitirir,onların yardımlarına koşardım.Kaşla göz arasında tüm işlerimi hallederim,insanlar bu kovalamacanın ardında sakinliğimi nasıl koruduğuma şaşarlar hep. Vanessa-mae'nin bu klıbınıde kendi hayatıma benzettim.O kaçmaca,kovalamaca.. O çılgınca çalış,tezcanlılık,benim hırslarım ve kendimle aramdaki yarışa benziyor.Bazen öyle ukala oluyorumki kendime,öyle yarışa giriyorumki kendimle,gelinlik teslimini 1 haftada bitireceğime başka işlerle oyalanıyorum 3 güne bırakıyorum. Diğer bir gelinliği bu kez teslimini 3 günde bitireceğime 2 güne bırakıyorum. Bir diğer gelinliği bu kez 2 gün yeter diyorum zorlama kendini diyorum fakat içimdeki ukala "hıh diyor sanki ne var 1 günde bitirirsin "..... Herbiride hiç hatasız saatinden önce ve muntazaman bitiyor.Tabi bu benim kendimle yarışım ve kendime saygım.Teslimlerimi hiçbir zaman son güne bırakıpta müşterilerimi o heyecanın içine sokmam.10 gün evvel teslim ederim . Enteresan bir çılgınlığın peşinde koşuyorum artık gelinlik dikmek oyuncak bebeğe elbise dikmek gibi benim için.Evet 2 klipte ve çalma uslubuda dahil kendimde çok şey buldum.Cd 'sini her zaman çalar ve dinlendiririm kendimi.Demekki kendimde çok şey buluyormuşum. Dünyada benden bir örnek daha varmıdır bilemiyorum....

ROPÖRTAJLARIM

ROPÖRTAJLARIM
Trends&Lifestyle-ALIŞVERİŞ

WorldLife2007

WorldLife2007
ağustos ve eylül sayıları